Ankara Kulislerinde Gizli Pazarlık: Koltuk Paylaşımı
Siyaset arenasının arkasında dönen dolapları, kapalı kapılar ardındaki para trafiğini Kayseri’nin o pragmatik, hesabı kuruşu kuruşuna yapan ticaret zekasıyla incelediğimizde karşımıza korkunç bir tablo çıkıyor. Ben Mustafa Tezcan. Bugün Ankara kulislerini sallayan, sıradan vatandaşı canından bezdiren o kirli pazarlıkları tek tek masaya yatırıyorum. Siyasetin tadı tuzu çoktan kaçmıştı ancak son gelen bilgiler, işin boyutunun sadece koltuk kavgası olmadığını, ortada milyarlarca liralık devasa bir finansal çarkın döndüğünü kanıtlıyor. Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında mekik dokuyan Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç üçlüsünün yürüttüğü o gizli diplomasi, aslında tabanı oyalamak için kurulan devasa bir tiyatrodan ibaretmiş.
Arka planda yapılan pazarlıkların faturası yine yerel ekonomilere ve sade vatandaşa kesilecek. Kulislerden sızan iddialara göre, Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa ısındırıldığı, Özgür Özel’in ise cumhurbaşkanı adayı yapılacağı bir formül üzerinde uzlaşıldı. Ancak bu planın önündeki en büyük engel ne parti tüzüğü ne de delegeler. Sürecin en sert muhalifi, kurultay sürecinde yaşanan vefasızlıkları asla unutmayan Selvi Kılıçdaroğlu. Yakın çevresi, Selvi Hanım’ın bu uzlaşıya kesinlikle karşı çıktığını ve Özgür Özel adını duymaya dahi tahammül edemediğini fısıldıyor.
Bagajdaki 1 Milyon Euro ve Şüpheli Ölümün Perde Arkası
Pazarlıkların siyasi boyutu bir yana, asıl mide bulandıran kısım belediye adaylıklarının nasıl satılığa çıkarıldığı iddiası. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in son itirafları, Türk siyasi tarihine geçecek nitelikte. Günlerdir konuşulan o 20 milyon euroluk adaylık rüşveti iddiaları, bizzat işin muhatabı tarafından ‘küçültülerek’ kabul edildi. Böcek, kendi makam aracıyla Manisa’ya giderek, şüpheli ölümüyle arkasında onlarca soru işareti bırakan belediye başkanı Ferdi Zeyrek’in masasına tam 950 bin euro nakit para bıraktığını itiraf etti. Özgür Özel’in talimatıyla yapıldığı öne sürülen bu işlem, yerel yönetimlerin nasıl bir finansal bataklığa saplandığının en açık kanıtıdır.
Bu Kirli Pazarlıkta Anadolu Kentlerinin Kazancı Ne?
Şimdi bir Kayserili gibi soralım: Bu kirli işlerden, bu çanta dolusu euro trafiklerinden bizim şehrimizin, yerel esnafımızın, vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen dürüst tüccarımızın kazancı ne? Bir belediye başkan adayı, koltuğa oturabilmek için cebinden veya yandaşlarından topladığı 1 milyon euroyu rüşvet olarak dağıtıyorsa, o koltuğa oturduğunda ilk işi ne olacaktır? Tabii ki o parayı katlanarak geri kazanmak! Bunun yolu da haksız imar rantlarından, adrese teslim belediye ihalelerinden ve halkın cebine göz dikmekten geçer. Anadolu’nun dürüst sanayicisi üretim yapmak için kredi sırasında beklerken, siyaset baronlarının bagajlarda milyon eurolar taşıması bu ülkenin ekonomisine vurulmuş en büyük darbedir. Bu çark kırılmadığı sürece yerel kalkınmadan bahsetmek sadece bir hayalden ibaret kalacaktır.
Kaynak: Sabah